12/8/2007 - İstanbul masalları
Dün annem Fatoşla gezmeğe gideceksiniz diyince içimi bir heycan kapladı.
Çünkü Fatoşla gittiğmizi her yerde çok eğleniyoruz
. Annem giysilerimizi hazırlarken hadi gidelim hadii gidelim diye ısrar ettim.
Sonunda anneanneye geldik. Fatoş hazırlandı çıktık
İlk defa Fatoşun arabasıyla gitmedik.
Otobüsle gittik, yol çok uzundu.
Ben otobüste topkapıdayken fatoşa eski duvarları sordum.
Oda bana onlar
duvar değil şehir surları yani şehrin bahçe duvarı oluyor.
İstanbul fethinden önce o surların yapıldığını anlattı altı asır evvelinden önce
yapıldığını ve şimdi onları restore ettiklerini tarihin canlandırdıklarını ve
yaşattıklarını söyledi.
Bende asırın ne olduğunu sordum, oda bana yüz yıl bir asır dedi.
Ben ona kaç ömür diye sordum, oda bana bulmamı söyledi.
Bir nesil ortalama 25 yıl dedi ve 600 yılda kaç nesil geçmiş.
bul dedi .
Otobüste ve kalemsiz çok zorlandım ama buldum 600 yılda 24 nesil,çokmuş.
Ben hesap yaparken birde bakmışım Eminönünde iniverdik.
Orda balık ekmek satıyorlardı
Fatoş alacaktı ama ben sevmiyorum kokusunu, istemedim.
Mısır istedim mısır çok lezzetliydi.
Sonra vapur bileti aldık ve kadıköy vapuruna bindik.
Hareket etmesine biraz zaman vardı. Sağa sola bakındım,
deniz çok güzeldi. Çok ta kalabalıktı ama deniz kirletilmişti.
Ben mısırımı yedikten sonra çöp kutusunu aradım
ve mısır koçanımı çöp kutusuna attım.
Fatoş kamerayla çekim yaptı o ara vapur hareker etti.
bende kaptan odasını görmek istedim .
Oradaki kuşu gördüm.kaptanın odasında kaptana arkadaşlık yapıyordu.
Kaptan çarkı döndürmüyordu iptal etmişler
küçük bir düğmeyi sağ sol bazende yuvarlıyordu.
Denizdeki hava herşeyden güzeldi.
kaptanın odasından çıktıktan bir süre sonra vapur
Kadıköy iskelesine yanaştı ve biz indik.
Kozyatağa karfura gidecek dolmuş'u aramaya
başladık .az sonra minibüsü bulduk.
Dolmuşa bindik yol ücretini şoföre
ben verdim ve karfurda ineceğimizi söyledim.
mesafe uzun değildi vardıktan. sonra biraz yaya yürüdük.
Sonra KOZYATAĞINA vardık orda üst geçitten karşıya geçtik.
Oradaki abladan biletleri yine ben aldım.sonra içeri girdiğimizde
Masalcı babanın büyük kumdan heykeli ve diğerleri vardı.
Girişte hemen heykeltıraşçı ağbey orda heykeli
düzeltiyordu konuştuk.
Ağbeye sordum- Bunları nasıl yapıyorsunuz?
ağbey dediki- bunun eğitimini aldık.
Konuşmamız bitince kendisine
beyendiğimi ve yaptıkları için tşk ettim.
Fatoş bu arada çekim yapıyordu heykeller
sanki gerçekten bize bakıyorlardı,
öyle güzel yapmışlar ki.
Masalcı baba heykelinden sonra
bir kumdan heykel yapmışlar ki bize hem yönümüzü
gösteriyordu hem hoşgeldiniz diyordu.
Yedi uyurları çok güzel yapmışlardı .
Fatoş bana onların masalını anlatmadı.
sonra Zeus ve Bizanslıları da anlatmadı.
İstanbul'un Fatihi ve fethini gösteren heykelde çok ama çok güzeldi
Fatoş bana Tarihi masal gibi anlattı
ve ben o arda İstanbul surlarını hatırladım.
O gemilerin bayır yukarı çekilişini o kadar güzel
yapmışlar ki Fatoş anlatınca birden canlandı.
Sonra orda dondurma vardı ben
Fatoştan dondurma istedim oda bana aldı ikimiz birlikte
dondurmamızı yerken
ben çocukların kumla oynayıp kale yapmaya uğraştıklarını görünce
Fatoştan izin isteyip bende yapmaya gittim.birinci
yaptığımda bir kule yapmak istemiştim
. Ve yapmayı başarmıştım. kulemin kenarına dere
yapayım derken yanlışlıkla bozulmuştu.
ama ikincide çok ama çok güzel olmuştu. o da bozuldu.sonra
Fatoşu beraber kafa yapalım diye çağardım.
Fatoşta geldi. kafa yapmaya başladık.
Fatoş ile ben çok güzel bir kafa yapmaya başladık.
çok güzel oluyordı.ama birden bir doknuşta yerle bir oldu. sonra
Fatoş içten bana kızıp dışından göstermesede kızdığını hissettim
. sonra oturdu ve yanıma bir kız geldi.
bende bir yaş büyükmüş annesi ve ananesi ili gelmiş.
ona yardım ettim . piramit yaptık beraber. kendi yaptığım kalemi
unutmuşum yavaşça onu çıkarttım çok güzel olmuştu.
sonra çok güzel bir şekilde süsledim.
sonra adımı soyadımı sınıfımı ve no mu yazdım
Arzu'ya gelince piramiti yıkıldı.
onun yerine büyük bir dağ yaptı.
ama o benim gibi adını soyadını yazmadı.
Ama genede güzel oldu. Ben mısır tanesi yemek
istedim almaya gittik şansımıza hazır yoktu yarım
saat sonra pişecekmiş bizde kaldığımız yerden
Kumdan heykelleri bakmaya başladık
. Haremi, ve tabii Fatoş onun masalını ardından
Kanuni Sultan Suleyman ve Hürrem Sultanı,
Hürrem'in Ukranya asıllı olduğunu ve
Lale devrini ardından Osmanlının batışını ve
Atatürkümüzle Türkiye Cumhuriyetinin doğuşunu bize kadar
Tarihte yaşamları masal tadında
Fatoş anlatırken yapılan heykellerin heykel değil
canlanmış onlar anlatıyordu sanki.
Kız kulesini ve kızın ölmemesi için
babasının yaptığını ama yılanın onu orda bulup
ısırdığını anlattı birde başka masalları varmış
başka zaman anlatacakmış öyle dedi.
Çok ilgimi çekende Hazarfen Ahmet çelebinin
O zamanki zamanda uçması
Fatoş dedi ki dünyanın ilk uçan adamı Türk.
Galata kulesini Cenevizlilerin yaptığını.
Bir kere daha anlatmadan sadece heykellere baktık ve çıkışa geldik.
Çıkış ta bilet satan ablanın yanında kıyaferimi
değiştirdim oda bana broşür verdi.
onu anı olarak saklayacağım. sonra
minibüsteyken çöp geri dönüşüm tesislerini gördüm .
Fatoşa okulda bu dersi işlediğimizi söyledim.
Kadıköyde dolmuştan indik. vapura bindik.hava kararmıştı
bile vapurun üçüncü katına çıktık
. vapurun kalkmasına 10 dakika vardı.ben denizin
güzelliğini izliyordum. denizde ışıklar ışıl ışıldı
. ben bakarken dalmışım.vapur eminönüne gelip iskelye yanaştığında
Fatoş geldiğimizi söyleyince canım inmek istemedi.
ama Eminönüne varmıştık. indik.
Fatoş orada balık ekmek yedi.
Kendine kırmızı hafif acılı şalgam aldı sandalyeye
otururken biraz üstüne ve sephanın üstüne döküldü
selpakla sephayı sildi.
ama ben hamburger yemeği tercih ettim.
Fatoş beni meksdanılsa götüdü.
orada hamburger,patates ve fanta aldım.
Fatoş ise dondurma aldı. en üst kata çıktık.
ben aldığım şeyleri yemeğe Fatoş ta dondurmasını yalamaya başladı
. ikimiz de çok eğleniyorduk. en sonunda ikimizde
yediğimiz şeyleri bitirdik.
ve eve gidecek otobüsü aramaya başladık
.tretuarda satıcılar yerlere mal koymuş satış yapıyorlardı,
birileri için Fatoş bunlar Cinli dedi hiçbirşeye baktırmadı bana
. Biz otobüsü bulamayacağız parkta yatacağız diye düşündüm ve korktum
Fatoşa söyledim. Fatoş şakasına yatarız dedi. Sonra durağı bulduk.
kapımızın önünden geçen ötobüsü aramadık bi alt caddeden
geçen otobüsü görür görmez bindik.
eve yakın durakta arabadan indik. çok karanlıktı çok korktum
.Fatoşa korktuğumu söyledim o korkmamam gerektiğini
yanımda olduğunu söyledi.
Zaten Fatoş yolu biliyordu. ve eve geldik.ananemi öptüm.
teyzemi öpüp duş almaya gittim çıkışta beni sorguya
çektiler ama benim çok uykum vardı
Fatoşun yatağına gidip yattım.
ruyamda Fatoştan ayrıldığımı görmüştüm bir türlü
Fatoşu bulamıyordum.
ama neyseki bir kabusmuş. Sabah uyanınca
Fatoşa gördüğüm rüyayı anlatmak istedim
Fatoş rüyamı biliyordu. nerden biliyordu bilmiyorum.
Başka ruya da görmüştüm ama onu hatırlamıyorum.
Benim için uzun ve çok güzel
Fatoşla geçirdiğim günlerden bir gündü bitmesini istemiyordum
yorulmama rağmen.
1 Fatoş bana bir sürpriz daha yapacakmış öyle dedi bekliyemiyorum.
2 Bir kez daha gitmek istiyorum kumdan İstanbul masallarına.
3 Gerçek tarihi okumak için kitap alacağım ve okuyacağım
4 Fatoştan bana daha fazla masal anlatmasını isteyeceğim ve kendim okuyacağım
5 yazım burda bitti bir daha ki yazıya kadar Allahaısmarladık.
Azra Nur Erden
|