embed src="http>



((-_-)) AZRA İYİLİK PERİNİZ ((-_-)) BİR DİLEK TUT, OLMASI İÇİN...

10/11/2007 - Pazarlık:))

 

 

 

 

 

Ben kitap okumayı çok severim.

Okulum ve ödevlerim haricinde kitap okurum. Fatoş'la bir anlaşma yaptık.

Kim onun yanında kitap okuyup,bitirirse ona para verecekti.

Biz sınıf kitaplığında kitap almakta özgürüz.Ben haftada 21 tane kitap okurum.

Bende kitaplıktan bu haftasonu için UYUYAN GÜZEL adlı içinde 4 masallı bir kitap aldım.

 Sonra bu kitabı Fatoş'un yanında okudum. Şimdi onların özetini çıkarmaya çalışacağım.

 

1.) UYUYAN GÜZEL

bir kral ve bir  kraliçe varmış. Ku kral ve kraliçenin Dünya

güzeli bir bebekleri olmuş.Bütün halk bu bebeğin doğumuna çok sevinmiş.

Geleneklere göre,kralve kraliçenin çocukları olunca ,perilere bir ziyafet düzenlenirmiş.

 Bütün periler bu ziyafete davet edilmiş.Uzun zamandır ortalarda görünmeyen yaşlı bir periyi ziyafete çağırmayı unutmuşlardı.Peri çok kızmıştı. Bunu farkeden kral ondan özür dilemişti. Sonra ona da ziyafet hazırlanmasını söyledi. Ama herkesin çatal ve bıçakları altındı çünkü herkesin sayısına göreydi o yüzden ona normal çatal ve bıçak verdiler. Peri çok kızdı. Bütün periler ona güzel dilekler dilediler.Ama yaşlı peri çok kötübir şey diledi.Bu güzel kız büyyünce eline bir iğne batıcak ve ölecek. Ama iyi peri iğne batacak ama kız ölmeyecek. Kız büyüdü güzel bir kız oldu. Kız bir odaya girdi orada haps edilen yaşlı bir kadın orada dikiş örüyodu kız iğneyi eline alır almaz eline iğneyi alır almaz iğne kızın eline battı kız uzun bir süre uykuya daldı.yıllar sonra cesur bir prens dikenli dalları keserek  prensesi   öpüp  uyandırdı. Sonra onu krallığına gelin olarak götürdü.

 

2.) PERİ KIZI  

Bir ülkede bir prens yaşarmış. O prens gönlünü bir peri kızına kaptırmış. peri kızını sihir yaptığını görünce kendisi yaptığını sanmış.bir kere daha yapmaya kalkmış her yerini kırmış.ikinci abla da aynısını yapmış. oda her yerini kırmıştı.üçüncü ablada aynısını yapmış oda her yerini kırmıştı eeeeeeee peri kızı da bıkmış tabi herşeyi anlatmış ve sonra yaşadığı yere döndü.

 

3.) TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞ

bir zamanlar bir tavşan yarışta her kezi yenermiş.Kaplumbağ tavşanla yarışmaya karar vermiş ve kararını tavşana iletmiş.tavşan hay hay demiş ve gülmüş.yarışa başlamışlar tavşan çok önde gittiği için biraz uyumuş saatler geçmiş ve kaplumbağnın yarış çizgisinin geçtiğini görmüş görmesine ama ne fayda iş işten geçmiş.

 

4.ÇİZMELİ KEDİ

bir zamanlar bir babanın  üç oğlu varmış. baba ölünce her oğluna birer servet bırakmış. Ama küçük oğluna bir kedi bırakmış. Çocuk çok üzülmüş. ama kedi konuşunca onun özel bir kedi olduğunu   anladı  kedi konuşmaya devam etmiş. burdan biraz uzakta oturan kralın güzel bir kızı var onu sana alacağım demiş. kralın yanına yakaladığı herşeyi  ona ikram etmiş. kralın geleceğini öğrenince çocuğa birer giysi almış. onu çocuğa  giydirmiş. kedi çizmeleri sayesinde her yere çok çabuk gidebiliyormuş. herkese kraql gelipte bu yerin sahibi ne diye sorarsa kristo kontunundediye cevap vermiş. kral her yere gidince bu yerin sahibi kim diye sorunca hep aynı cevabı alıyormuş krito kontunun cevabını alınca aman bu çocuk ne beceriklibu yaşta nerelerişn sahibi diye onu kızıyla evlendirmeye karar vermiş. Zaten kızında çocuğunda  kalbi bir birineymiş   zaten  kral çocuğu  kralığına almış ve kırk gün kırk gece üğün yapmış. çizmeli kediye gelince oda kahramanımız oalarak prensesin kedisi kiki ile evlenmiş. 

 

                                                            Azra Nur Erden.               


 

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - İstanbul masalları

Kategori: BENDEN

 

 

 

Dün annem Fatoşla gezmeğe gideceksiniz diyince içimi bir heycan kapladı.

Çünkü Fatoşla  gittiğmizi her yerde çok eğleniyoruz

. Annem giysilerimizi hazırlarken hadi gidelim hadii gidelim diye ısrar ettim.

Sonunda anneanneye geldik. Fatoş hazırlandı çıktık

 İlk defa Fatoşun arabasıyla gitmedik.

 Otobüsle gittik, yol çok uzundu.

Ben otobüste topkapıdayken fatoşa eski duvarları sordum.

 Oda bana onlar

duvar değil şehir surları yani şehrin bahçe duvarı oluyor.

 

İstanbul fethinden önce o surların yapıldığını anlattı altı asır evvelinden önce

yapıldığını ve şimdi onları restore ettiklerini tarihin canlandırdıklarını ve

yaşattıklarını söyledi.

Bende asırın ne olduğunu sordum, oda bana yüz yıl bir asır dedi.

 Ben ona kaç ömür diye sordum, oda bana bulmamı  söyledi. 

Bir nesil ortalama 25 yıl dedi ve 600 yılda kaç nesil geçmiş.

 bul dedi .

Otobüste ve kalemsiz çok zorlandım ama buldum 600 yılda 24 nesil,çokmuş. 

Ben hesap yaparken birde bakmışım Eminönünde iniverdik.

 Orda balık ekmek satıyorlardı

Fatoş alacaktı ama ben sevmiyorum kokusunu, istemedim.

Mısır istedim mısır çok lezzetliydi.

Sonra vapur bileti aldık ve kadıköy vapuruna bindik. 

 Hareket etmesine biraz zaman vardı. Sağa sola bakındım,

deniz çok güzeldi. Çok ta kalabalıktı ama deniz kirletilmişti.

 Ben mısırımı yedikten sonra çöp kutusunu aradım

ve mısır koçanımı çöp kutusuna attım.

Fatoş kamerayla çekim yaptı o ara vapur hareker etti.

bende kaptan odasını görmek istedim .

Oradaki kuşu gördüm.kaptanın odasında kaptana arkadaşlık yapıyordu.

Kaptan çarkı döndürmüyordu iptal etmişler

küçük bir düğmeyi sağ sol bazende yuvarlıyordu.

 

Denizdeki hava  herşeyden güzeldi. 

kaptanın odasından çıktıktan bir süre sonra  vapur

Kadıköy iskelesine yanaştı ve biz indik.

 Kozyatağa  karfura gidecek dolmuş'u aramaya  

başladık .az   sonra  minibüsü bulduk.

Dolmuşa bindik yol  ücretini şoföre

ben verdim ve karfurda ineceğimizi söyledim.

mesafe uzun  değildi vardıktan. sonra biraz  yaya yürüdük

   Sonra    KOZYATAĞINA vardık orda üst geçitten karşıya geçtik.

 Oradaki abladan biletleri yine ben aldım.sonra içeri girdiğimizde 

Masalcı babanın büyük kumdan heykeli ve diğerleri vardı.

Girişte hemen heykeltıraşçı ağbey orda heykeli

düzeltiyordu konuştuk.

  Ağbeye sordum- Bunları nasıl yapıyorsunuz?

 ağbey dediki-  bunun eğitimini aldık.

Konuşmamız bitince kendisine

beyendiğimi ve yaptıkları için tşk ettim.

Fatoş bu arada çekim yapıyordu heykeller

sanki gerçekten bize bakıyorlardı,

 öyle güzel yapmışlar ki.

Masalcı baba heykelinden sonra  

bir kumdan heykel yapmışlar ki bize hem yönümüzü

gösteriyordu hem hoşgeldiniz diyordu.

Yedi uyurları çok güzel yapmışlardı .

Fatoş bana onların masalını anlatmadı.

sonra Zeus ve Bizanslıları da anlatmadı.

 İstanbul'un Fatihi ve fethini gösteren heykelde çok ama çok güzeldi

Fatoş bana Tarihi masal gibi anlattı

 ve ben o arda İstanbul surlarını hatırladım.

O gemilerin bayır yukarı çekilişini o kadar güzel

yapmışlar ki Fatoş anlatınca birden canlandı.

Sonra orda dondurma vardı ben

Fatoştan dondurma istedim oda bana aldı ikimiz birlikte

dondurmamızı yerken

  ben çocukların kumla oynayıp kale yapmaya uğraştıklarını görünce

Fatoştan izin isteyip bende yapmaya gittim.birinci

yaptığımda bir kule yapmak istemiştim

. Ve yapmayı başarmıştım. kulemin kenarına dere

yapayım derken yanlışlıkla bozulmuştu.

ama ikincide çok ama çok güzel olmuştu. o da  bozuldu.sonra

Fatoşu beraber kafa yapalım diye çağardım.

 Fatoşta geldi. kafa yapmaya başladık.

Fatoş ile ben çok güzel bir kafa yapmaya başladık.

 çok güzel oluyordı.ama birden  bir doknuşta yerle bir oldu.  sonra

Fatoş içten bana kızıp dışından göstermesede kızdığını hissettim

. sonra oturdu  ve yanıma bir kız geldi.

 bende bir  yaş büyükmüş annesi ve ananesi ili gelmiş.

 ona yardım ettim . piramit  yaptık beraber.  kendi yaptığım kalemi

unutmuşum yavaşça onu çıkarttım çok güzel olmuştu.

 sonra çok güzel bir şekilde süsledim.

sonra adımı  soyadımı sınıfımı ve no mu yazdım

Arzu'ya gelince piramiti yıkıldı.

onun yerine büyük bir dağ yaptı.

ama  o benim gibi adını soyadını yazmadı.

 Ama genede güzel oldu. Ben mısır tanesi yemek

istedim almaya gittik  şansımıza hazır yoktu yarım

 saat sonra pişecekmiş bizde kaldığımız yerden 

Kumdan heykelleri bakmaya başladık

. Haremi, ve tabii Fatoş onun masalını ardından

Kanuni Sultan Suleyman ve Hürrem Sultanı,

Hürrem'in Ukranya asıllı olduğunu ve

 Lale devrini ardından Osmanlının batışını ve

 Atatürkümüzle Türkiye Cumhuriyetinin doğuşunu bize kadar

Tarihte yaşamları masal tadında

 Fatoş anlatırken yapılan heykellerin heykel değil

canlanmış onlar anlatıyordu sanki.

Kız kulesini ve kızın ölmemesi için

 babasının yaptığını ama yılanın onu orda bulup

ısırdığını anlattı birde başka masalları varmış

başka zaman anlatacakmış öyle dedi.

 Çok ilgimi çekende Hazarfen Ahmet çelebinin

O zamanki zamanda uçması 

Fatoş dedi ki dünyanın ilk uçan adamı Türk.

Galata kulesini Cenevizlilerin yaptığını. 

Bir kere daha anlatmadan sadece heykellere baktık ve çıkışa geldik.   

Çıkış ta bilet satan ablanın yanında kıyaferimi

değiştirdim oda bana broşür verdi.

onu anı olarak saklayacağım. sonra

minibüsteyken çöp geri dönüşüm tesislerini gördüm .

Fatoşa okulda bu dersi işlediğimizi söyledim. 

Kadıköyde dolmuştan indik. vapura bindik.hava kararmıştı

bile vapurun üçüncü katına çıktık

. vapurun kalkmasına 10 dakika vardı.ben denizin  

güzelliğini izliyordum. denizde ışıklar ışıl ışıldı

. ben  bakarken dalmışım.vapur eminönüne gelip iskelye yanaştığında

Fatoş geldiğimizi söyleyince canım  inmek istemedi.

ama  Eminönüne varmıştık. indik.

Fatoş orada balık ekmek yedi.

Kendine kırmızı hafif acılı şalgam aldı sandalyeye

otururken biraz üstüne ve sephanın üstüne döküldü

 selpakla sephayı sildi.

  ama ben hamburger yemeği tercih ettim.

 Fatoş beni meksdanılsa götüdü.

orada hamburger,patates ve fanta aldım. 

Fatoş ise dondurma aldı. en üst kata çıktık. 

ben  aldığım şeyleri yemeğe Fatoş ta dondurmasını yalamaya başladı

. ikimiz de çok eğleniyorduk. en sonunda ikimizde

 yediğimiz şeyleri bitirdik.

ve eve gidecek otobüsü aramaya başladık

.tretuarda satıcılar yerlere mal koymuş satış yapıyorlardı,

birileri için Fatoş bunlar Cinli dedi hiçbirşeye baktırmadı bana

. Biz  otobüsü bulamayacağız  parkta yatacağız diye  düşündüm ve korktum

 Fatoşa söyledim. Fatoş şakasına yatarız dedi. Sonra durağı bulduk.  

kapımızın önünden geçen ötobüsü aramadık bi alt caddeden

geçen otobüsü görür görmez bindik. 

eve yakın durakta arabadan indik.  çok karanlıktı çok korktum

.Fatoşa korktuğumu söyledim o korkmamam gerektiğini

yanımda olduğunu söyledi. 

Zaten Fatoş yolu biliyordu. ve eve geldik.ananemi öptüm.

 teyzemi öpüp duş almaya gittim çıkışta beni sorguya

 çektiler ama benim çok uykum vardı

 Fatoşun yatağına gidip yattım.  

ruyamda  Fatoştan ayrıldığımı görmüştüm bir türlü

Fatoşu bulamıyordum.

 ama neyseki bir kabusmuş. Sabah uyanınca 

Fatoşa  gördüğüm  rüyayı anlatmak istedim

Fatoş rüyamı biliyordu. nerden biliyordu bilmiyorum.

Başka ruya da görmüştüm ama onu hatırlamıyorum.

Benim için uzun ve çok güzel

Fatoşla geçirdiğim günlerden bir gündü bitmesini istemiyordum

yorulmama rağmen.

 

1 Fatoş bana bir sürpriz daha yapacakmış öyle dedi bekliyemiyorum.

2 Bir kez daha gitmek istiyorum kumdan İstanbul masallarına.

3 Gerçek tarihi okumak için kitap alacağım ve okuyacağım

4 Fatoştan bana daha fazla masal anlatmasını isteyeceğim ve kendim okuyacağım

5 yazım burda bitti bir daha ki yazıya kadar Allahaısmarladık.

 

                                                                                            Azra Nur Erden                                                                                                                                                                                                      

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2007 - Doğum günü Kızına:))

Kategori: BENDEN

 

 

 

AYLİİİİİİİİİİİZ!!...

 

 

 

İYİ Kİ DOĞĞĞDUUUN, AYYLİİZ!..  İYİ Kİ VARSIN İYİ Kİ.

 

doğum günün kutlu olsun arkadaşım .

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/5/2007 - 23 NİSAN ULUSAL VE EGEMENLİK BAYRAMIMIZ..

Kategori: BENDEN

 

 

23 NİSAN

 

BU GÜN MECLİS KURULDU

 

PADİŞAH YURTTAN KOVULDU

 

ATATÜRK BU BAYRAMI

 

ÇOCUKLARA SUNDU

 

 

ATATÜRK ATATÜRK

 

 

ATATÜRK'ÜN GÖZLERİ MAVİ

 

MAVİ MAVİ DENİZ GİBİ

 

SADECE ÇOCUKLARLA

 

GÜLERMİŞ DİNLERMİŞ.

 

 

ATATÜRK ATATÜRK

 

 

HİÇ GÜLMEYEN ADAM

 

ÇOCUKLARLA GÜLERMİŞ,

 

BU AY YILDIZLI BAYRAĞI

 

BİZLERE ARMAĞAN ETMİŞ.

 

 

ATATÜRK ATATÜRK

 

 

BU BAYRAMI ATATÜRK

 

BİZ ÇOCUKLARA ARMAĞAN ETTİ.

 

HER ZAMAN BİZ TÜRK ÇOCUKLARINI

 

HERKESTEN ÇOK SEVERDİ.

 

 

ATATÜRK ATATÜRK

 

 

EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK

 

HER ZAMMAN ÖYLE BİLİNİR

 

BU MECLİSİ KURARAK

 

BİZİ ÖZGÜR BIRAKTI

 

 

ATATÜRK ATATÜRK..

 

 

 AZRA NUR ERDEN

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/4/2007 - 23 NİSAN

 

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK, VE ATAMIZIN BİZ ÇOCUKLARA ÇOCUK BAYRAMI OLARAK ARMAĞAN ETTİĞİ GÜN.

 

ULUSUMUZA MİLLİ EGEMELİĞİMİZ, BİZ ÇOCUKLARA ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

 

                           Azra Nur Erden

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2007 - Mehaba günlüğüm:)

Kategori: BENDEN

 

 

 

 

 

23 Nisan Çocuk bayramı, ama bana Fatoş Milli Egemenlik ve Çocuk bayramı dedirtiyor.Bu fiilen etkinliklerine katıldığım ikici Bayramımız oluyor. çok heycanlıyım çok.

 

Okulda folklor eğitimi aldık ve bizim grup gösteriyi yapmaya hak kazandı. Benim adıma ben çok sevindim ve heyecanlıyım ama altı grup elendi arkadaşlarımın üzüntüsünü görünce bende üzüldüm keşke hepimiz gösteri yapabilseydik. Fatoş bu gün gelip bizi kameraya alacak resim çekecek:) resim veya videoyu buraya koymasını istiyorum, isteyeceğim. aslında ben yapmaya bilsem başka sayfa açardım Fatoş her yazdığımı okumasın diye o zaman daha fazla yazardım:) şimdi ona çok ihtiyacım var da susuyorum.

23 Nisan Bayramımızın heyecanından öğretmenimin ödev verdiği bir dersi buraya yazacaktım olsun daha sonra da yazarım. sizlerle paylaşırım:) yazmadığım sürece öğretmenimiz bize önce ödev olarak verdiği Dolmabahçe sarayını gezi tertipleyip götürdü. Atatürk'ümüzün hayata gözlerini yumduğu odayıda gördüm.Ben ağladım, baba annemde bir nisanda öldüğü için biliyorum ölümün ne olduğunu.ben onuda seviyordum Atatürk'üde annemler bütün ailem Atatürk'ü seviyor bende onlar sevdiği için seviyorum. Milli Egemenliği çocuklara  bayram olarak bırakmasıyla da bizi görmeden bizi sevdiğini kanıtlıyor. Fatoş diyor ki Dünyada hiç kimse Atatürk gibi vatanını ve bağımsızlığını seven bilen yokmuş onun kadar.neyi kime bırakacağını da. Dünya Çocuk günü olarak kutlanmamasına üzülüyorum.Ama Atatürk bizi düşünüp bayram yapması gurur verici.Ben böyle anlıyorum. Atatürk çok büyük ve çok güzel Adam ve ben onu çok ama çok seviyorum Türk olduğum içinde çok mutluyum, Türk olmasaydım Çocuk bayramım olamazdı. Ne Mutlu Türküm Diyene...

23 Nisan ve başka yaşadıklarımı vaktim olunca yine yazarım...

                          Azra Nur Erden

Not:

25/3/2007 - cevap

Yazan: isimsiz
ben bir bina yapmak istiyorum, çok güzel bir bina ve içine bütün çocukları almak istiyorum,mimar sinan gibi olmasa da etten kemikten bir bina bana yardım eder misin

                                   

 

        Biri bana soru sormuş ve yardım istemiş:)) ne güzel benden biri yardım istiyor, olur ederim. Bu faal aktivitem biraz azalsın hemen yardım ederim ama adında yok sayfanda nasıl edeceğim. ben burda yazaraım sen okursun olur mu? veya  kompozisyonlu resim yaparım. teşekkür ederim.  

                     Azra Nur Erden         

 

 

 

                         

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/4/2007 - Mehaba Günlüğüm

Kategori: BENDEN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Merhabaa günlüğüm;

 uzun zamandır senle sohbet etmedim burdan. aslında geldim ama Fatoşla denkleşemedikte bende sana uğrıyamadım. ben çevre günü yarışması için kompozisyonumu yapmış icraat için de işe koyulmuştum yaa, yaptım hemde üç tane yaptım.Öğretmenime gösterip hangisini seçecek diye merak ediyordum ama o üçünüde aldı. Okulumuzun seçici heyeti seçmesi hepsini onlara teslim etti bende merak ediyorum hangisini seçecekler diye veya okulumuzdaki arkadaşlarımın yapmış olduğu resimlerin içinde elenecek mi? şimdi bizim sınıfta Öğretmenimiz benden başka dört arkadaşıma daha çevre ile ilgili resim ödevi verdi. tabii bu diğer sınıflarda da diğer arkadaşlara ödev verildi çok resim oldu bu resimler içinden beş tane resim seçilip yarışmaya gönderilecek. benim yarışma için yapmış olduğum üç resmimide öğretmenimin beyenip ayırt edemeden okul elemesine göndermesi çok hoşuma gitti.ben ikiye gidiyorum bu yarışma ise beşleride kapsıyor yani benim belki hiç şansım olmıyacak ama olsun önemli olan öğretmenimin yapmış oluğum kompozisyonlu resimlerimin hepsini beyenip heyete vermesi değilmi?..  ben çizdiklerimi buraya koymak istiyorum ama yarışmadan sonra tabii bana iade edilen olursa.. fatoşa şimdi yalvaracağım önceden resimli öykü kitaplara bakarak çizdiğim resimlerden koysun ki benimde sayfam biraz renklensin. resim yapmayı seviyorum ama kısıtlanıyorum bazen bu karalama da ne böyle diyorlar bana... bazıları için karalama oluyor benimse o gördüğüm resim oluyor.Fatoş kıstlamıyor da işte zamanlarımız uymuyor. annemde derslerime engel olmasın diye fazla resim yaptırmıyor off yaa ooffff... büyüyünce ne olacağımı hala düşünmedim ama hepsini yapmak istiyorum. bana Fatoş diyor ki sen Azra olacaksın o ne demekse.. bu gün bu kadar fatoş resimlerimden bir tanesini koyarsa oda fazlalığım olur. görüşürüz günlüğüm. bizim dünyamız geleceklerden ödünç alındığını bilen neslin olsun...

 

                                                                                                 Azra Nur Erden

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/3/2007 - BENDEN:))

Merhaba günlüğüm;

 
        önceki yazılarımı da arada bir sana aktarmaya çalışacağım ama bu gün ilk başladığımdan bu günle başladım...
 
         Ben bu gün okul var diye herzamanki gibi erken kalktım:) sonra annem bu gün okul olmadığını söyledi... olsun bu gün basket sezonunu açtık ve bizim idmanlarımız vardı. ben annemim yaptığı güzel kahvaltımı yaptıktan sonra idman çantamı hazırladım ve annemle idman salona gittik. idmanımız güzel geçti, takım arkadaşlarımı da özlemişitim hem özlem giderdik hemde idman yaptık. idman bittiktan sonra her zaman ki gibi anneanneme geldik. şu an anneannemin yanında olduğum için günlüğümü yazabiliyorum çünkü benim bilgisayarım yok. arkadaşım Fatoşun bilgisayarından günlüğümle sohbet etmeye başladım Fatoş izin verdiği sürece. bu gece ben anneannemlerde kalacağım Fatoşla resim yapmak için. çok heyecanlıyım bu resim öyle bir resim değil  çevre için ödüllü yarışma yapılan bir resim. evet ben kompozisyonumu hazırladım beynimde şimdi icraat lazım. aslında ben bu yarışmanın ödüllü olmasından ziyade keşke çevre bu hale getirilmemiş olsaydı diyorum. büyüklerimiz çok hoyratça kullanmışlar gezegenimizi.hiç biri bizden ödünç aldıklarını hatırlamamışlar. şimdi bizler hayallerimizde ki nasıl bir geezegen istiyoruz diye bize kompozisyonlu ödüllü resim yaptırıyorlar. biz büyüyene kadar yine hoyratça mı kullanacaklar yoksaa zararın neresinden döneriz karımızdır deyip düzeltmeye mi çalışacaklar? dünyamızı  kirletmenin iyi bir şeymi sanıyorsunuz.  küçüklerinize böylemi  örnek oluyorsunuz olmayı düşünüyorsunuz siz  büyükler?!!.
ben şimdi sana veda edeyim resim çalışmama başlıyayım.. bu günlük bu kadaarr sağlıcaklaaa kal siyam ikizimm..:)
 
                                                                                       
                                                 Azra Nur Erden
 
 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Talebeyim.... Daha çookk uzuun aileme muhtacım:'( Kitap kurduyum diyor öğretmenim. son okuduğum kitap dimme'nin kurnazlığı. Resim yapmayı seviyorum şiir yazdım ama şimdiye kadar iki tane yazdım... Birinci dönem öğretmenim bana kitap hediye etti. çünkü bize takdir verililmiyor diye :D ikinci sınıflara takdir verilmiyormuş:( ben Atatürk'ümüzün kurduğu Cumhuriyetin yeni doğmuş çocuğu olarak. Atatürkümüzün bizden beklediklerini ben birey olarak yapabileceğim en yüksek mertebeyi yapmaya and içiyorum. NE MU

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta
İDOLUM (L)

Kategoriler

Arkadaşlarım

ilahiaskalien
alienfamey
cinaraygun
yineyagmuryagacak
avareyagmur
fisiltigazetesi
spavac
selale2